Makale

Okul ve Çevre İlişkileri

Dünyada bilgi toplumu olma yolundaki çabaların son yıllarda giderek yoğunluk kazanması ile birlikte nitelikli insan gücüne geçmiş oranla daha fazla gereksinim duyulmaktadır. Toplumun gereksinim duyduğu nitelikli insan gücünü yetiştirme sürecinde ise en fazla sorumluluk eğitim sistemlerine düşmektedir. Sistemin daha kaliteli bir seviyeye ulaştırılması için, sadece öğretmenlerin seviyesinin yükseltilmesi, okulların fiziksel koşullarının düzeltilmesi, bilgi teknolojisinin gerektirdiği araç ve gereçlerle donatılması yeterli olmamaktadır.

Eğitim bir bütün olarak düşünüldüğünde; gelecek kuşaklara istenilen davranışları kazandırmada salt okulda verilen bilgileri temel alıp, çocukların ailelerini ve yetiştikleri çevreyi bu sürecin dışında tutarak hedef ulaşmak olanaklı değildir. Bireyin eğitim yaşantısı, sadece öğretim yapılan yerler ve mekânlarla sınırlı değildir. Bu olgu çok net olarak bilinmesine rağmen okullarımızın, çağın gerektirdiği insan tipini yetiştirmede ve çevre ile gerektiği düzeyde iletişim kurmada yeterli oldukları söylenemez. Okulların başarılı olabilmesi için çevre ile eşgüdümün sağlanması, çevreyi yakından izlemesi, çevre ile olan iletişimin okula da yansıtılması konusunda okul yöneticisi, öğretmenler ve ailelere önemli görevler düşmektedir. Okullar, hedeflerini çevresiyle paylaştığı ve bu hedefler konusunda yakın çevresini bilgilendirdiği sürece, çevre örgütlerinden gerekli desteği alabilecek ve çıktıklarında hedef aldığı niteliği elde edebilecektir.

Yeni eğitim anlayışının temellerinden birisi de, öğrencilerin sadece okulda değil, okul dışı ortamlarda da eğitimin önemli olduğu, öğrencilere kazandırılan bilgilerin pekiştirilmesi, uygulamaya dönüştürülmesi ve sürekliliğinin sağlanması için aile ve çevreninde okulla aynı anlayışa sahip kalınması gerçeğine dayandırılarak eğitim hizmetlerine yön verilmesidir.

Okulda öğrencilere kazandırılan özellikler her ne kadar iyi, doğru, yararlı olsa da, okul dışı ortamlar tarafından bozucu etkinin bulunması durumunda öğrenci için bir anlam ifade etmeyecektir. Yani okulda öğrenilen şeyler okul dışına çıkıldığında geçerli olmalıdır. Okul+aile ve çevrenin çocuk üzerinde ortak anlayış, değer ve beklenti içinde olmaları gerekmektedir. Okulun ve çevrenin çocuk üzerindeki etkisinin, farklı beklentilerinin çocuktaki bütünsel gelişimi bozacağı, hatta kişilik bozukluklarına yol açacağı bilinmelidir.

İlginizi çekebilir:
Doğru ve Etkli Konuşma Kuralları

Çocuk hakkındaki okul ve ailenin beklentilerini uzlaştırmak gerekmektedir. Bu nedenle okulda aile eğitimi çalışmalarına yer verilmelidir. Okul ortamlarında özellikle okul yönetimi bu hizmetlere ihtiyaç duymalı, önemsemeli, ilgili çalışmaları planlamalı ve uygulamalıdır. Çevrenin destek ve beklentisine cevap vermeyen, ailelerle dayanışma yapmayan okul daha nitelikli insan yetiştirmede yetersiz olacaktır.

İşte aile eğitiminin amacı;

  1. Okulda yapılan çalışmalar hakkında velilere bilgi vermek,
  2. Öğrencilerin uyum, gelişim ve problemleri, ilgi, ihtiyaç ve yetenekleri konusunda velileri bilgilendirmek,
  3. Velilerin okula bakış açısını olumlulaştırmak, okulun politikasını benimsettirmek,
  4. Eğitimin değiştirici, geliştirici, yararlı özellikleri olduğu inancını oluşturmak,
  5. Velilerin eğitim etkinliklerinde her türlü desteklerini kazanmak ve katılımlarını sağlamak,
  6. Veli ve çevreye her konuda danışmanlık hizmeti vermek,
  7. Velileri de olabildiğince çocuğun devamlı gelişiminin sağlanması için bilgilendirmek, insan yetiştirme konusunda aydınlatmak, sorumluluk duymalarını sağlamak,
  8. Okulu çevreye-çevreyi okula yararlı kılmak,
  9. Çocuklar üzerinde kontrolü yoğunlaştırmak.

Kısaca: Öğrenciyi yetiştirirken okulda kazandırılan özelliklerin okul dışı ortamlarda da desteklenmesi-pekiştirilmesi, bilginin davranış haline gelmesi, bozucu etkinin en aza indirilmesi, öğrencinin sağlıklı, tutarlı ve devamlı gelişimi için, ailelerinde okulla birlikte aynı anlayışa sahip kılınmasıdır. 

OKULA AİLE KATILIMININ  ENGELLERİ

  • Ailelerin çocuklarının eğitim sürecine katılmalarını gereksiz görmeleri,
  • Katılım konusunda örnek alacakları bir rol modelin olmayışı, eğitim işini okula bırakıp pasif kalmayı tercih etme, bu konuda sorumluluk almamaları,
  • Eğitimcilerin ailelere karşı olumsuz tavırları ve aile katılımının önemine inanmamaları,
  • Kültürel farklılıklar,
  • Ailelerin eğitim sürecine ilişkin bilgi eksikliği ve kendilerini bu konuda yetersiz görmeleri,
  • Okul ile aile arasındaki iletişimsizlik.

TOPLUM OKULU MODELİ

Okul topluma mal olmalı ve okulla toplum arasında etkileşim bulunmalıdır. Okul toplum etkinliklerinin merkezi olabilmek için akşamları, hafta sonları ve tatil günlerinde açık olmalıdır.

İlginizi çekebilir:
Sosyal Bilimlerde Araştırma Yöntemleri

Okul gece ve gündüz hem yetişkinlere hem de çocuk ve gençlere açık olmalı, derslerin yanı sıra yetişkinler de okulda sosyal, kültürel ve dinlenmeye yönelik etkinliklere katılmalıdırlar.

OKULLARIN ÇEVRE KALKINMASINA KATKILARI

  1. Gençliğe yönelik sosyal çalışmalar
  2. Müzik ve tiyatro gibi sanatsal çalışmalar
  3. Çocuk oyun yerleri sağlanması ve çocuk bakımı
  4. Okuma-yazma öğretimi
  5. Yetişkin eğitimi
  6. Okuma odaları kurulması
  7. Kitaplıkları halka açılması
  8. Sportif çalışmalar
  9. Teknik öğretim ve beceri kazandırma kursları
  10. Üretilen ürünlerin kredi ve pazarlanmasında yardım ve destek

ÇEVRENİN OKULA KATKILARI

  1. Yerel yönetimler
  2. Diğer kamu kurumları
  3. Özel kuruluşlar
  4. Meslek kuruluşları
  5. STK’lar
  6. Özel yeteneği olan kişiler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu